CHP’NİN 25 KASIM PROGRAMI’NDA ŞİDDET MAĞDURU KADINLAR KONUŞTU: “GÜÇ BULAŞICIYMIŞ, ONU ÖĞRENDİM. GÜÇLÜ KADIN SAĞLIKLI TOPLUMMUŞ ONU ÖĞRENDİM”

service

CHP’NİN 25 KASIM PROGRAMI’NDA ŞİDDET MAĞDURU KADINLAR KONUŞTU: “GÜÇ BULAŞICIYMIŞ, ONU ÖĞRENDİM. GÜÇLÜ KADIN SAĞLIKLI TOPLUMMUŞ ONU ÖĞRENDİM”

CHP, bugün parti genel merkezinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü programı düzenledi. Programda CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın açılış konuşmasının ardından şiddet mağduru üç kadın, mücadelelerini anlattı. Uyuşturucu kullanıcısı bir erkeğin şiddetine maruz kalan kadın, “Güç bulaşıcıymış, onu öğrendim. Güçlü kadın sağlıklı toplummuş onu öğrendim” dedi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla parti genel merkezinde düzenlenen  25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Programı’nda konuştu. Nazlıaka, özetle şunları söyledi:

“Bugün bizler için çok önemli, tarihi bir gün. Birkaç cümleyle o önemi hatırlatmak gerekirse, bundan 62 yıl önce 1930-1961 yılları arasında Dominik Cumhuriyeti’ni yöneten bir diktatör, halkına zulmü, baskıyı her şeyi reva görüyordu. Ülkede demokrasi ve insan hakları tamamen askıya alınmış durumdaydı. O günlerde üç kız kardeş çıktı, bu düzene dur demek için bir direniş başlattı. Biliyorlardı ki direnişin yolu, örgütlemeden geçiyor. Örgütlendiler, örgütlendiler, örgütlendiler ve bir süre sonra direnişin sembolü oldular. Kelebekler diye anılan bu Mirabal kardeşler, defalarca tutuklandılar. Mallarına el konuldu, çeşitli tehditler gördüler. Ama hiç yılmadılar, hiç vazgeçmediler mücadeleden. Bir gün arabayla giderken, araçları durduruldu ve arabadan indirildiler, tecavüz edildiler, öldürüldüler, uçurumdan aşağı atıldılar. Tabii diktatör ve yandaşları çok sevindi. Sandılar ki onlarda kurtuldular. Kelebeklerden kurtulduklarını zannettiler. Ama kelebeklerin o uçurumun kenarındaki kanat çırpışı, bir rüzgara dönüştü. Kelebek etkisiyle yayıldı ve diktatörlük yıkıldı. Zaten biliyoruz ki diktatörlükler, yıkılmak içindir değil mi arkadaşlar?

“İKTİDAR, KATLEDİLEN KADINLARDAN BİR SAYI OLARAK BAHSEDİYOR”

İşte biz de o günden bugüne 1999’da Birleşmiş Milletler tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü ilan edildiğinden bu yana çeşitli paneller, etkinlikler, sokak eylemleriyle birlikte sesimizi, sözümü yükseltiyoruz ama maalesef iktidar, kadınların sesini de sözünü de duymuyor. Her gün iki kadın katledilirken, her gün her üç kadından biri hayatının bir döneminde şiddet türlerinden en az birine maruz kalırken iktidar, katledilen kadınlardan bir sayı olarak bahsediyor. İşte bizler, bugün bu kadınların bir sayı olmadığını; onların bir anne, bir eş, bir evlat, bir arkadaş, bir dost, komşu olduğunu bir kez daha buradan hatırlatmak istedik.”

Nazlıaka, konuşmasının ardından Yaşamhak Projesi kapsamında kendilerine ulaşan üç kadını sahneye davet ederek sözü onlara verdi.

“BEN BURAYA SİZE NE KADAR GÜÇLÜ OLDUĞUMU GÖSTERMEK İÇİN GELDİM”

Nazlıaka’nın sözü bıraktığı şiddet mağduru kadınlardan biri, ağlayarak şöyle konuştu:

“Ben buraya sizi ağlatmak ya da üzmek için gelmedim. Ben buraya size ne kadar güçlü olduğumu göstermek için geldim. Eski eşimin bana yaşattığı acıları biraz da olsun size anlatmak istiyorum. 30 Ocak’ta boşandığım eşimin pompalı silahlı saldırısına maruz kaldım. İki kere başıma silah dayadı. Kendi elimle çektim namlusunu. 7 aylık bir bebeğim vardı elimde geldiğinde, beni ittirdikten sonra kalbime doğru sıkacaktı ama ani dönüşümle koluma geldi. Kolumda sekiz kere ameliyat olmak zorunda kaldım. Çok dayanılmaz acılar yaşadım. Hastaneden kaçarak adliye önünde kız kardeşimi bıçaklama davası vardı. Onun önünde bize, adliyede saldırdı. Bunun üzerine tutukladılar. Şimdi cezaevinde ve en ağır cezayı almasını istiyorum. Siz arkamdasınız ve destekliyorsunuz bunu biliyorum. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.”

“GÜÇ BULAŞICIYMIŞ, ONU ÖĞRENDİM”

Uyuşturucu kullanan birinin şiddetine maruz kalan kadın, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Ben çaresiz çırpınırken, benim için savaşan insanların var olduğunu bilmiyordum. Çok dipteydim. Belediye başkanına gidip ‘Son noktadaydım. Koruma kararı, tedbir kararı fayda etmiyor’ dediğimde bana ilk soru ‘Bize üye misin?’, kanım çekildi. Ben buraya can için geldim. Üye için gelmedim, sadece bana bir avukat sağlayın dedim. Manisa Yunusemre ilçesi. Sayın Mehmet Çerçi. Adını da veriyorum. İşlemler üç ayımı aldı. Çaresiz çırpınırken internette sayın Nazlıaka’nın projesini gördüm. Üç ayda ulaşamadığım baro avukatına üç günde ulaştım. Dipteyken uzanan en güzel eldi benim için. Ben bu kadar güçlü olduğumun farkında değildim ama onlar benim güçlü olduğumun farkındaydılar. Güç bulaşıcıymış, onu öğrendim. Güçlü kadın sağlıklı toplummuş onu öğrendim.

Ben polise gidip, karakola gidip ya bu adam bana saldırıyor, beni tehdit ediyor dediğimde oradan bir memurun sözünü hayatta unutmam. ‘Ya sizin gibi kadınlar yüzünden biz, işimiz yapamıyoruz dedi. Sizinle mi uğraşacağız’ dedi. Ama ne oldu? Evimi bastığı gün, Aylin Nazlıaka’nın projesiyle boşanıyorum dediğim gün, üç ekip kapıma geldi. Beni kaale almayan karakol, benim ifademi aldı. Teşekkür ediyorum, bana bu şansı verdiğiniz için.”

“PSİKOLOJİK, EKONOMİK ŞİDDETİN RUHUMUZDA AÇTIĞI YARALARI, GÖSTERMEK ÇOK DAHA ZOR OLUYOR”

Nazlıaka’nın sahneye davet ettiği psikolojik şiddet mağduru kadın, şöyle konuştu:

“Şiddet, dendiği zaman sadece fiziksel olarak işte nedir morluk vardır, kırılan bir yer vardır. Evet bu adam şiddet uyguladı ama bu işin bir de görünmeyen tarafı var; psikolojik şiddet. Kadınların yüzde 90’ının yaşadığı… Farklı türde şiddetlere de maruz kaldım. Ekonomik şiddet olabilir, cinsel şiddet olabilir, psikolojik şiddet olabilir. Ama asıl sorunun şu olduğunu düşünüyorum. Biz kadınlar şiddeti sadece bize vurulması, ateş edilmesi sadece böyle algılıyoruz. Psikolojik, cinsel, ekonomik şiddetin ruhumuzda açtığı yaraları, göstermek çok daha zor oluyor.”

“POLİS BİZE DEDİ Kİ ‘BİZE DEDİLER Kİ ZİLİNİZE BASMADIKTAN SONRA BİR ŞEY YAPAMAYIZ”

Psikolojik şiddet mağduru kadının konuşmasının ardından, 31 gün önce çocuğunu kaybeden acılı anne Zeynep Kırgöz konuştu. Kırgöz, şunları söyledi:

“Nasıl anlatayım bilmiyorum. Sesimi duyurmak istiyorum. Ben, 31 gün önce kızımı kaybettim. 21 yaşında… Çok mücadele ettim. Defalarca polise gittik. Şikayet ettik kızımla beraber. Uzaklaştırması vardı. Ama bu uzaklaştırma kağıt üstünde. Hiçbir işe yaramıyor. Size bir kağıt veriyorlar, diyorlar ki uzaklaştırması var. Ama bu bizi korumadı. Defalarca polise gitmeme rağmen hiçbir önlem alınmadı. Hiçbir şey yapmadılar. Yapsalardı benim kızım şu an yaşıyor olacaktı. Defalarca ihlal etti ama hiçbir zaman bizim arkamızda durmadılar. Şahıs bizim kapımızın önünde arabanın içinde duruyordu. Bize dediler ki zilinize basmadıktan sonra bir şey yapamayız. Her sokakta kızımın önüne geçiyor. Diyorlar ki ispatınız var mı? Daha nasıl ispatlayabiliriz ki? Olayın yaşandığı gün de birisi polis karakoluna, bu gün bu kızın başına bir iş gelecek. Ve o gün defalarca ihbar olmasına rağmen polisler kızımı aramışlar ve ne yapıyorsun, neredesin demişler. O da ben çarşıdayım ama şu anda bende bir şey yok. Kızım eve gelemiyor. Bu pislik kızımın önüne geçiyor, arabaya bindirip kaçırmaya çalışıyor. Her seferinde kızım kendini arabadan atıyor. En sonunda saçından tutuyor. Sonra defalarca kafasına sıkıyor ve ateş almıyor. En sonunda gözü kara bir abimiz bunun elinden silahı almaya çalışıyor, ona da sıkmaya çalışıyor ama her seferinde silah patlamıyor. Kızım tam kaçarken kızımı sırtından vuruyor. Kızım 28 dakika boyunca o caniyle cebelleşti. Yardım etmek isteyen kimse yanaşamıyor. Polisler geç geliyor. Polisler kızımı korumadı. Kurtaramadım, belki yaşatamadım ama bundan sonra sesimi duyurmak istiyorum. O caninin en ağır cezayı almasını istiyorum.”

 

 

 

CHP’NİN 25 KASIM PROGRAMI’NDA ŞİDDET MAĞDURU KADINLAR KONUŞTU: “GÜÇ BULAŞICIYMIŞ, ONU ÖĞRENDİM. GÜÇLÜ KADIN SAĞLIKLI TOPLUMMUŞ ONU ÖĞRENDİM”
Hemen Abone Olun, İlk Sizin Haberiniz Olsun!

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Arts Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!