Kemal Kılıçdaroğlu

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kemal Kılıçdaroğlu

Kemal Kılıçdaroğlu

Kemal Kılıçdaroğlu 17 Aralık 1948; Ballıca, Nazımiye doğumludur. Türk ekonomist, siyasetçi, bürokrat ve Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) genel başkanıdır. 22 Mayıs 2010 tarihinden beri genel başkanlık görevini sürdürmektedir. 2002–2015 yılları arasında yapılan genel seçimlerde İstanbul 2. bölge milletvekili olarak meclise girmiştir. Haziran 2015 ve Kasım 2015 genel seçimlerinde İzmir 2. bölge milletvekili olarak tekrar meclise girmiştir. 2018 genel seçimlerinde yine İzmir 2. bölge milletvekili olarak meclise girmiştir.

Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Ekonomi Maliye (Lisans) Bölümü’nden 1971 yılında mezun olan Kılıçdaroğlu, siyasete atılmadan önce 1992–1996 ve 1997–1999 yılları arasında Sosyal Sigortalar Kurumu‘nun (SSK) genel müdürlüğünü yapmıştır.

Kemal Kılıçdaroğlu

2002 yılında CHP‘ye katılmıştır ve ilk defa 2002 Türkiye genel seçimlerinde İstanbul 2. Bölge milletvekili olarak meclise girmiştir. Ardından 2007 Türkiye genel seçimlerinde de CHP milletvekili olarak meclise girmiştir. 2009 Türkiye yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmuştur fakat oyların %37’sini alarak ikinci sırada kalmıştır.

2010 yılında Deniz Baykal‘ın genel başkanlık görevinden istifa etmesinin ardından yapılan 33. Cumhuriyet Halk Partisi Olağan Kurultayı’nda 1,189 oy alarak genel başkan seçilmiştir. 2011 Türkiye genel seçimlerinde partisinin oyunu %5,11 oranında artırmıştır.

Kemal Kılıçdaroğlu

CHP’nin de desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu‘nun 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesinden sonra parti içinde kendisine karşı yöneltilen eleştiriler artmıştır. Aynı yıl yapılan 34. Cumhuriyet Halk Partisi Olağan Kurultayı‘nda tekrar genel başkan seçilmiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Eğitimi, Kariyeri

Kemal Kılıçdaroğlu‘nun Nazimiyeli olan ailesi Horasan‘dan göçerek Anadolu’ya yerleşen Tunceli aşiretlerinden Kureyşan aşiretine mensuptur. Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyunun, Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan olduğunu ve Ehl-i Beyt’e kadar uzanan Seyyid soyuna uzanıyor olabileceği belirtilmiştir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Eğitimi

Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi bir ailede tapu memuru Kamer Bey ile ev hanımı Yemuş Hanım‘ın yedi çocuğundan dördüncüsü olarak 17 Aralık 1948′de Tunceli‘nin Nazımiye ilçesine bağlı Ballıca köyünde dünyaya geldi.

Kendisinden on dakika önce Adil adlı bir ikizi doğdu. Ailenin daha önce sahip olduğu ‘Karabulut’ soyadı, yaşadıkları köyde herkesin aynı soyadını taşıması nedeniyle, babası tarafından 1950’lerde ‘Kılıçdaroğlu’ olarak değiştirildi. Kemal Kılıçdaroğlu ilk ve ortaöğrenimini Erciş, Tunceli, Genç, Elazığ gibi Anadolu’nun çeşitli yerlerinde tamamladı.

Elazığ Ticaret Lisesi‘ni 1967′de birincilikle bitirdi. 1971’de ise yükseköğrenimini tamamlamak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinin Ekonomi-Maliye Bölümü‘nden (günümüzdeki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü) lisans mezunu oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bürokrasi Yılları

Lisans öğrenimini tamamladığı 1971 yılında girdiği hesap uzman yardımcılığı sınavının ardından Maliye Bakanlığında göreve başladı. Daha sonra hesap uzmanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, bir yıl Fransa’da kaldı. Askerliğini İzmir’de 53. Er Eğitim Tugay Komutanlığı‘nda yaptı. Hesap uzmanlığını 1983’e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğüne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev aldı, daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.

1991 yılında Bağ-Kur‘a atandı. Burada genel müdürlük yapan Kılıçdaroğlu, 1992 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğüne geçti. Daha sonra kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nda müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. 1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından “Yılın Bürokratı” seçildi.

1996 yılında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Necati Çelik tarafından görevden alındı. Mahkemeye giderek yürütmeyi durdurma kararı, temyiz üzerine de Danıştay Genel Kurulu‘ndan yine yürütmeyi durdurma kararı çıkartmasına rağmen Temmuz 1997’ye kadar görevine başlatılmadı. 1999′da kendi isteğiyle SSK Genel Müdürlüğü‘nden emekli oldu.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu′na başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesi Aktüerya Bilimleri Bölümü‘nde bir süre ders verdi. Daha sonra Türkiye İş Bankası′nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Siyasi Kariyeri

SSK Genel Müdürlüğü‘nden emekli olduktan sonra adı “DSP′nin yıldızları” arasında anılan Kılıçdaroğlu, 1999 Türkiye genel seçimlerinde Genel Başkanlığını Bülent Ecevit‘in yaptığı Demokratik Sol Parti‘den (DSP) milletvekili adayı olacağı belirtildi ancak Ecevit tarafından aday gösterilmedi.

Bir süre Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği′nin genel başkanlık görevini üstlendi. CHP’li Bülent Tanla’nın isteği üzerine CHP bilim yönetim kültür platformu’na “yolsuzluk raporu” hazırladı; Genel başkan Deniz Baykal’ın dikkatini çeken bu rapor Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP’nin kapılarını açtı; Baykal Kılıçdaroğlu’nu partiye davet etti; yine aynı dönemde CHP kontenjanından Türkiye İş Bankası’nın yönetim kuruluna girdi.

Sadece iki partinin meclise girebildiği 2002 Türkiye genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekili olarak meclise girdi.

Kemal Kılıçdaroğlu

2004 yerel seçimleri sonrasında; Baykal yönetimine karşı partide yeniden yapılanma ve olağanüstü kurultay çağrıları dile getirilmeye başlandı. 30 miletvekili “iktidara yürüyüş hareketi“ başlıklı bir bildiri yayınladı. Bildiriyi imzalayanlar arasında Kılıçdaroğlu da vardı. CHP’de değişim taleplerinin dile getirildiği bu bildiriyi imzalayanların çoğu parti yönetimi tarafından tasfiye edilirken Kılıçdaroğlu yönetimin kara listesine girmemeyi başardı.

Kemal Kılıçdaroğlu bu dönemde Deniz Baykal’ın isteği üzerine grup başkan vekilliğine seçildi, artık görevi nedeniyle daha görünür olacaktı. CHP grubunda çalışkanlığıyla dikkat çeken Kılıçdaroğlu düzenlediği basın toplantılarında “yolsuzluk iddialarını” gündeme getirdi ve Adalet ve Kalkınma Partisi‘nin (AK Parti) önemli isimlerini hedef aldı. o dönemde AK Parti genel başkan yardımcısı Şaban Dişli, Dengir Mir Mehmet Fırat ve Ankara büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek hedefindeki isimler oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli‘yi, Silivri’de bir arsanın imar durumunu değiştirme karşılığında 1 milyon dolarlık iş takibi ücreti talep etmekle suçladı. Bu iddiasını daha sonra Başbakan Erdoğan‘a yönelik bir soru önergesiyle meclise taşıdı. Dişli, iddialar karşısında partisindeki görevinden istifa etti. Almanya‘nın Frankfurt kentinde görülen Deniz Feneri e.V Davasının Türkiye ayağına ilişkin bazı belgeler açıkladı.

Kılıçdaroğlu, 22 Eylül 2008 tarihinde düzenlediği bir basın toplantısında, “Baron” olarak adlandırdığı Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat hakkında çeşitli iddialar ortaya attı. Fırat’ın en büyük ortağı olduğu Menas adlı şirketin ürünlerini yurt dışına götüren TIR’da 89 kilogram eroin yakalandığını ve Menas’ın hayali ihracat yaptığını iddia eden Kılıçdaroğlu, bu kez de 25 Eylül günü gazeteci Uğur Dündar tarafından yönetilen tartışmada Dengir Mir Mehmet Fırat ile bir araya geldi. Tartışma, televizyondan canlı olarak yayınlandı. Fırat, sağlık durumunu gerekçe göstererek 8 Kasım 2008 tarihinde istifa etti.

Kemal Kılıçdaroğlu

2008 yılı Ekim ayında, İsveç’te faaliyet gösteren ve ABD’de yer alan John Hopkins üniversitesi ile işbirliği içinde çalışan Merkezi Asya ve kafkaslar enstitüsü İpekyolu çalışmaları programı isimli kuruluş tarafından “Parçalanmış bir Türkiye’ye ilişkin ihtimallerː Laik ve üniter bir gelecek?” ( Prospects for a “torn” Turkey ː A secular and unitary future?) başlığıyla yayınlanan raporun 72. sayfasında yer alan Türkiye’nin geleceğine ilişkin iki nolu senaryodaː “Deniz Baykal nihayet Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlığından istifaya ikna edildiğinde, yerini 2008’de AKP‘nin önde gelen isimlerinin karıştığı yaygın yolsuzluğun ortaya çıkmasına katkıda bulunduğu kamuoyunun dikkatini çeken Kemal Kılıçdaroğlu aldı.” ifadesi yer aldı.

Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık 2008 tarihinde Star TV‘de canlı yayında Uğur Dündar yönetiminde AKP‘li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile karşı karşıya geldi. Kılıçdaroğlu’nun iddiasına göre, Melih Gökçek, Ankara’daki doğalgaz sayaçlarını fahiş fiyatla satın aldı. Kılıçdaroğlu, Melih Gökçek’in başkentlilere milyonlarca dolarlık kazık attığını söyledi. Canlı yayında yapılan bu tartışmaya ilişkin basında “düello” başlıklarıyla yer alan birçok haber yapıldı. Tartışma sonrası bir tarihte gazeteci Devrim Sevimay‘a verdiği bir röportajda şu ifadeler yer aldı.

Kemal Kılıçdaroğlu

“Peki ya şu 168 Euro’luk fatura meselesi? Tartışma boyunca siz faturayı göstermedikçe Gökçek sinirlendi. Gökçek sinirlendikçe siz faturayı göstermediniz… Bu bir taktik miydi? Yani o kadar da fazla bir şey söylemeyeyim ama bakın, bir siyasetçinin temel özelliklerinden birisi de oltaya takılan yeme gelmemektir. Bu kadar bir yanıt yeter herhalde. Yani 168 Euro’luk fatura tartışması aslında oltanın ucundaki yem miydi? Evet! Ve Gökçek de buna geldi mi? Evet!”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı Süreci

CHP İstanbul milletvekili ve Grup Başkanvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Mart seçimlerine partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak katıldı. Seçimi 28 Mart seçimlerinden beri İstanbul Belediye Başkanlığı görevini üstlenen AK Parti adayı Kadir Topbaş %44,7 oy alarak kazandı. Kılıçdaroğlu elde ettiği %36,80’lik oy yüzdesiyle, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı için aldığı oy oranını 2004 yerel seçimlerinde %25’in üstünde bir oranda artırdı.

Kılıçdaroğlu için Türk Halk Müziği sanatçısı Onur Akın‘da Ahmet Kaya‘nın Acılara Tutunmak albümünde yer alan Hasan Hüseyin Korkmazgil‘in şiiri olan Kadınlar şarkısını seçime uyarlamıştır.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına Seçim Süreci

33. Cumhuriyet Halk Partisi Olağan KurultayıDeniz Baykal‘ın genel başkanlıktan istifa etmesiyle birlikte olağan kurultaya kadar Cevdet Selvi geçici genel başkan olarak görev yaptı. CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu tek aday olarak girdiği seçimde Cumhuriyet Halk Partisi‘nin 7. genel başkanı seçildi.

Aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi grup başkanvekili iken CHP Genel Başkanı Deniz Baykal‘ın 10 Mayıs 2010 tarihindeki istifasının ardından yaptığı açıklamada parti olağan kurultayında aday olmayacağını belirtse de daha sonra 17 Mayıs 2010 tarihinde CHP Grup Başkanvekilliği‘nden istifa ederek kurultayda aday olacağını açıkladı.

22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 33. Olağan CHP Kurultayı‘nda, 1249 delegeden 1200’ünün imzasını alarak ve tek aday olarak girdiği kurultayda geçerli 1189 oyun tamamını alarak CHP‘nin 7. genel başkanı oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu Yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi Dönemi

Kemal Kılıçdaroğlu‘nun genel başkanlığı döneminde girdiği ilk seçim olan 2011 seçimlerinde, yüzde 25,98 oy alarak AK Parti‘nin ardından ikinci oldu ve ana muhalefet görevini sürdürdü. Seçim sonuçlarına ilişkin açıklaması “Seçimde milletvekili sayısını artıran tek parti CHP‘dir. 6 ay gibi kısa bir sürede CHP 3.5 milyon yeni seçmen kazanmıştır. Bu yüzden moralimizi bozmayacağız” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 2009 yerel seçimleri için İstanbul’a taşıdığı seçmen kaydını Ankara‘daki ikametgahına aldırmayı unutunca, ne Ankara ne İstanbul’da oy kullanabildi.

2014 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi

2014 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı seçimi adayı olarak MHP‘ye, İslam Konferansı Örgütü eski Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu‘nu önerdi. CHP ve MHP‘nin İslam Konferansı Örgütü eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu‘nun adaylığı için sunulan dilekçelerde CHP’den 109, MHP’den 52 milletvekilinin imzası vardı. Adalet ve Kalkınma Partisi‘nden istifa eden bağımsız milletvekilleri İdris Bal ve Hami Yıldırım da CHP‘nin sunduğu dilekçeye imza attılar.

Kemal Kılıçdaroğlu

Dilekçeyi CHP adına sunan Engin Altay, “Türkiye bir kamplaşma ve gerilim politikasını yıllardır yaşıyor. Toplumun beklentilerine karşılık verebilecek bir aday olarak Sayın İhsanoğlu‘nu milletimize önerdik” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı için CHP ve MHP‘nin ‘çatı adayı’ Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, birçok kesim için sürpriz oldu. İhsanoğlu‘nun adaylığı geçmişi nedeniyle bir kısım CHP’liler tarafından eleştirildi. 23 Haziran 2014’te yapılan bir anket, CHP seçmenlerinin sadece %32’sinin çatı adaydan memnun olduğunu, buna karşın MHP tabanında bu oranın %75 olduğunu gösterdi.

Özellikle laiklik konusundaki eleştirilerin önünü almak için İhsanoğluKemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı bir basın toplantısında Atatürk‘ten “milli kahraman” olarak söz etmiş ve birçok kitabında laikliğe vurgu yaptığını belirtmiştir. 4 Temmuz 2014’te ise kendisinin Atatürk düşmanı olmadığını ve dini siyasete alet etmenin sıkıntıya yol açacağını söylemiştir. CHP’nin eski genel başkanı Deniz Baykal, adayın seçilmesinde kendilerinin rolü olmamasını eleştirmiştir.

Erdoğan’ı dinlediğiniz zaman rahatsız oluyor vatandaşlar. Tam bir kavga. Ekmeleddin Bey‘i dinlediğiniz zaman içinize huzur doluyor. Huzurlu bir insan. Kendi iç dünyasında kavga etmeyen bir insan. Bir kişi kendi tarihinden utanabilir mi? Kendi tarihinden utanan tarihini reddeden bir kişidir. Masalarda oturup ben oy kullanmayacağım diye ahkam kesmek demokrasiye uymaz.

Bir gün gelir sizin tatil yapmanız da engellenir. İş dünyası neden korkuyor? TMSF silah olarak kullanılıyor. O nedenle sesleri çıkmıyor. Onları anlıyorum. Kapalı kapılar ardında bize söylediklerini biliyorum. Ama tatilcileri anlamak da zorlanıyorum. Her kuruşun hesabının sorulmasını istiyorsan, senin hayatına birisi gelip müdahale etmesin diye düşünüyorsan, sandığa gideceksin, şakası makası yok Ekmeleddin İhsanoğlu’na oyunu vereceksin. Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz, demokrasinin gereğini yapacaksınız. Masalarda oturup ben oy kullanmayacağım diye ahkam kesmek demokrasiye inanmamaktır. Bir gün gelir sizin tatil yapmanız da engellenir”.

Haziran 2015 Türkiye Genel Seçimleri

Genel Başkanlığını yaptığı CHP Haziran 2015 Türkiye genel seçimleri için kullandığı seçim kampanyası sloganı ”Anadolu’nun Kemal’i” oldu. Seçim vaatleri arasında asgari ücretin 1500 TL olması ve emeklilere dini bayramlarda birer maaş ikramiye verilmesi yer aldı. 

7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimde partisi %24,95 oy oranıyla tekrar ikinci sırada kaldı. CHP‘nin Oy oranı ile milletvekili sayısı 2011 genel seçimlerine göre düştü. Seçim sonuçlarına ilişkin açıklaması “Seçimin kazananı ‘Demokrasi’, mağlubu ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan” şeklinde oldu. “İstifa edecek misiniz?” sorusuna “Oy sonuçlarından memnunum, istifa etmeyeceğim” cevabını verdi.

Seçim sonuçlarına göre, hiçbir siyasi parti tek başına iktidar olabilmek için gerekli olan 276 sandalye sayısına ulaşamadı. AKP, iktidara geldiği 2002 seçimlerinden sonra ilk kez parlamentodaki tek başına iktidar çoğunluğunu kaybetti. Seçimlerde AKP 40,8 oy alırken HDP oyları 13,1’e yükseldi ve 80 milletvekili çıkardı.

Seçimlerin hemen ardından dillendirilen CHP-MHP’nin kuracağı HDP’nin dışardan destek vereceği koalisyon seçeneğinin olanaksızlığı yönünde yapılan değerlendirmelerin ardından; MHP Lideri Devlet Bahçeli ise çözüm sürecine göndermede bulunarak, 3 formül önerdi. Bahçeli, AKP-HDP ya da AKP-CHP-HDP koalisyon hükümeti ya da bunlar olmazsa en erken tarihte seçim önerdi.

30 Haziran CHP grup toplantısında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu: “Seçimler oldu. Hiçbir parti tek başına iktidar olamadı. Dolayısıyla bir koalisyon arayışı doğal olarak başladı. ‘İlkelerden yola çıkalım’ dedik. Kimin kiminle koalisyon yapacağından çok daha önemli olan hangi ilkeler çerçevesinde koalisyon yapılmalıdır” dedi. Parti meclisinde 14 maddelik kendi ilkelerini belirlediklerini kaydetti. Hukukun üstünlüğünün, vatandaşın can ve mal güvenliğinin sağlanmasının belirledikleri 14 temel ilkenin ilk sırasında yer aldığını aktaran Kılıçdaroğlu, “Yargı bağımsız ve tarafsız olmalıdır” dedi.

İkinci ilke olarak, 12 Eylül Darbe hukukundan ülkenin arındırılmasını savunduklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Yüzde 10 seçim barajını kim getirdi? Darbeciler. ‘Biz darbeye karşıyız’ diyenler bunun arkasında kapı gibi durdular. Darbe hukukunun karşısında duran tek parti ise CHP‘dir. YÖK denen bir belanın kalkması, siyasi partiler yasasının değişmesi lazım, lider sultasının kalkması lazım” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, üçüncü ilkelerinin ise “siyasi ahlak yasası“nın çıkarılması olduğunu hatırlatarak, siyasetin kirlilikten arındırılmasını istedi.

Dördüncü ilkelerinin ise refahın tabana yayılmasının oluşturduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, “Emekliye iki maaş ikramiye olmazsa olmazımızdır, asgari ücretin bin 500 lira olması, taşeronun tamamen kaldırılması.” dedi.

Beşinci ilkelerinin, cumhurbaşkanının anayasal sınırları içine çekilmesi olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, anayasanın hiçbir kişiye, sınıfa veya zümreye imtiyaz tanınamayacağını yazdığını bildirdi.

Altıncı ilkemiz, cumhurbaşkanının örtülü ödenek kullanma hakkı yoktur, olmaz da. Neden? Devlette çift başlılık olmaz. Cumhurbaşkanı başbakandan gizli ne iş yapacak ki örtülü ödenek kullanacak.” dedi.

Yedinci ilkelerinin ise sağlıklı, barış eksenli bir dış politikayı oluşturduğunu, “Türkiye’de barış, dünyada barış” ilkesini savunmak zorunda olduklarını aktararak, “değerli yalnızlık” söylemlerini de eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “Değeri insan kedisine vermez, başkaları verir. Başka bir ülke size önem veriyor mu? Asıl değerli olan odur. Dış politikamız yeniden barış eksenli oluşturulmalı. Bu bağlamda, Mısır’la, Libya’yla bütün Orta Doğu’yla ilişkilerimizi düzeltmek zorundayız” diye konuştu. Seçim öncesinde açıkladıkları Merkez Türkiye Projesi’nin dünya barışına katkı getireceğini de öne süren Kılıçdaroğlu, kaybedeni olmayacağını savunduğu projenin aynı zamanda Orta Doğu’ya da barışı getireceğini belirtti.

Kemal Kılıçdaroğlu

Sekizinci ilkelerinin ise gençlere yönelik yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi olarak açıkladı.

Dokuzuncu ilkelerini açıklarken, yasakçı bir devlet anlayışını asla kabul etmeyeceklerini, darbe dönemlerinde belli yasakların getirildiğini hatırlattı.

Onuncu ilke olarak “özgür medya” istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Gazeteci özgürce yazabilmeli. Hapiste gazeteci, tutuklu gazeteci istemiyoruz. Bir ülkenin medyası özgür değilse, halkı özgür değildir. O nedenle özgür medyayı savunuyoruz, benim vergimle iktidar borazanlığı yapan TRT istemiyoruz, CHP iktidar olsa bile” dedi.

Kılıçdaroğlu, on birinci ilkelerini açıklarken, vergi denetiminin siyasal araç olarak kullanılmamasını istediklerini, “Denetim objektif yapılmalı, hükümeti eleştirdi diye bir iş adamının ensesinde boza pişirilmemeli” diye konuştu.

On ikinci ilke olarak da kamu maliyesinin kesinlikle şeffaf olmasını isteyen Kılıçdaroğlu, vatandaşın ödediği verginin hesabını sorması gerektiğini aktarırken, TBMM‘de yeni bir kesin hesap komisyonu kurulmasını talep ettiklerini, bütçe paralarının nerelere harcandığını soracak bu koalisyonun başkanının ise ana muhalefetten olması gerektiğini kaydetti.

On üçüncü ilke olarak özgürlükçü, demokratik bir anayasa istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, tüm partilerin uzlaşarak, bu yeni anayasayı yapacaklarına inandığını anlattı.

Kasım 2015 Türkiye Genel Seçimleri

Genel Başkanlığını yaptığı CHP Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri için kullandığı seçim kampanyasının sloganı “Milletçe alkışlıyoruz” ve “Önce Türkiye” şeklinde oldu. Kılıçdaroğlu‘nun şair Cahit Sıtkı Tarancı‘nın “Memleket isterim” şiirini okuduğu reklam filmi televizyon kanallarında yayınlanmaya başlandı. 1 Kasım seçimleri için revize ettiği bildirgesine ekonomik temelli bir dizi yeni vaat ekledi. CHP bu seçimde %25,32 oy oranıyla yine ikinci sırada kaldı. AKP, yüzde 49,5 oy alarak 317 milletvekilini parlamentoya göndererek yeniden tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaştı.

Kemal Kılıçdaroğlu, seçim sonrasında kendisine yöneltilen istifa sorusuna şu şekilde yanıt verdi:

CHP’yi diğer partilere benzetmeyin. Demokrasiyi bu ülkeye getiren partiyiz. Kurallar neyi gerektirirse, o kurallar aynen çalışır. Oyumuz arttı, milletvekillerimiz arttı ama kendimizi başarılı görmüyoruz. Bizden çok ilgili partilerin kendi alanına girer oy düşüşleri. Önümüzdeki süreçte oy alanımızı göreceğiz.”

2023 Türkiye cumhurbaşkanlığı Seçimi Çalışmaları

13 Kasım 2021 tarihinde kendine ait sosyal medya hesabı üzerinden ve CHP sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı “Helalleşme çağrısı” ile CHP‘nin geçmişte hatalar yaptığını, buradan yola çıkarak bir helalleşme yolculuğuna çıkmaya karar verdiğini kamuoyuna duyurdu.

12 Şubat 2022 tarihinde 6 muhalefet partisi liderinin (İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu) katılımıyla oluşturulan ve “Altılı Masa” olarak adlandırılan “seçim ittifakı” üyeleri güçlendirilmiş parlamenter sistem mutabakat metni üzerinde konuşmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun çağrısı üzerine AnkaraAhlatlıbel‘de bir araya geldiler.

Kemal Kılıçdaroğlu

Güçlendirilmiş parlamenter sistem mutabakat metni 28 Şubat 2022 tarihinde kamuoyuna duyuruldu.

Altılı masa ittifakı ile seçim hazırlıklarını sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu: 8 Ağustos 2022 tarihinde Sözcü gazetesi köşe yazarı Ruhat Mengi ile yaptığı röportajda, hızla vatandaşlık verilen yüz binlerce yabancının gelecek seçimlerde oy kullanması ihtimali ve bu konuda kamuoyunda duyulan endişelerle ile ilgili kendisine yöneltilen soruyaː “Bizdeki seçmen bilgileri YSK’nın elinde yok, her seçmeni biliyoruz, doğum yerlerine de bakıyoruz, evlerini adreslerini biliyoruz, kimlere vatandaşlık verildiğini oradan çıkarabiliyoruz, kaç yabancının oy kullanacağını biliyoruz, 400-500 bin gibi yüksek bir rakam yok, öyle bir rakam geldiğinde onu hemen kamuoyuyla paylaşırız zaten. O konuda çok duyarlıyız” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu 5 Eylül 2022 günü FOX TV’nin sabah programı “Çalar Saat“te 6’lı masayı işaret ederek, “Üzerimde uzlaşma olursa adaylığa hazırım” sözleriyle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma iradesini ilk kez net olarak ortaya koydu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘de ertesi gün “Masadaki Genel Başkanlardan biri Hazırım derse Onur duyarım” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu

Kaynak: Wikipedia

Kemal Kılıçdaroğlu

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Art's Magazin - En Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!