Yukarı Hereke Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Karadaş; ÇED Süreci Devam Eden “Katı Atık” Tesisini Değerlendirdi

service

Yukarı Hereke Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Karadaş; ÇED Süreci Devam Eden Katı Atık Tesisini Değerlendirdi

Yukarı Hereke Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Karadaş; ÇED Süreci Devam Eden “Katı Atık” Tesisini Değerlendirdi

GÜNEY ÜLGER 

AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, Yukarı Hereke bölgesinde yapmayı planladığı katı atık depolama tesisinin, ÇED süreci devam ediyor. Yukarı Hereke Birlik Beraberlik ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Karadaş, “SİT alanına yakın mesafedeyiz. Yakınlarında bir dereden bahsediliyor… Bu dereye olacak sızıntının bırakın Hereke’yi bırakın Körfez’i, bütün Kocaeli’yi etkileyebileceği söyleniyor” dedi.

AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 yılında yapmayı planladığı, halkın tepkileri üzerine geri çektiği ancak bu yıl tekrar gündeme getirdiği “Katı Atık Geri Kazanım, Bertaraf ve III. Sınıf Düzenli Depolama Tesisi Projesine” ilişkin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci, bölge halkının itirazlarına rağmen devam ediyor.

Bölgede yaşayan vatandaşlar, 8 Kasım’da, ÇED süreci kapsamındaki “halkı bilgilendirme toplantısını” protesto etmişti. ÇED süreci devam eden projeyi, ANKA Haber Ajansı’na değerlendiren Yukarı Hereke Birlik Beraberlik ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Karadaş şunları söyledi:

“YERLEŞİM YERLERİNE 250-300 METRE”

“Şu anda tehlikesiz atık depolama bertaraf tesisinin yapılacağı alandayız. Burası yaklaşık 328 dönüm bir arazi ve ÇED sürecinde bu şekilde bahsediliyor. Yerleşim yerlerine 250-300 metre uzaklıkta bir alandan bahsediyoruz.

Biz, geçen hafta salı günü; bu ÇED toplantısında ciddi bir tepki gösterdik. Göstermemizin sebebini yetkililer yanlış şekilde anladılar. Biz neden buna karşı olduğumuzu vurgulamak için buradayız.

Bahsettiğimiz 328 dönümlük araziyi gezdiğimizde… Burası daha yeni orman vasfından çıkarılmış bir arazi olarak nitelendiriliyor. Şu anda çam ağaçları mevcut, meşelikler, aşağı tarafta zeytin ağaçları, tarım yapılan araziye yakın; yanı başımızda hayvancılık yapılıyor, bal kovanları bulunuyor.

Şu anda biz başlangıç noktasındayız. Yaklaşık 2 kilometre ötede bitiş noktası. Şu anda SİT alanıyla sınır. Raporda da 20 metre. 20 metre komşu oraya. Aynı zamanda burada avcılarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla avcılık sporuyla ilgilenen arkadaşlar buralara yakın zamanda sülün ve keklik getirildiğini buralara konulduğunu, burada o tarz hayvanların bulunduğunu söylediler. Hayvancılıkla ilgilenen arkadaşlar burada hayvanlarını otlatıyorlar.

“BURAYA DÖKÜLECEK ATIKLARIN NE OLDUĞUNU ARAŞTIRDIĞIMIZDA, SANAYİ ATIKLARI DİYE GEÇİYOR”

Tertemiz, oksijen kaynağı bir alandan bahsediyoruz. Şimdi Büyükşehir Belediyesi katı atık bertaraf tesisi yapmayı planlıyor. 2015’te yine aynı süreçle karşı karşıyaydık. Buna tepki gösterdik. Halk yürüyüşü oldu. Bu kadar yerleşim yerlerine yakın değildi. 2015 yılındaki yaklaşık 7-8 km ötemizdeydi. Şu anda dibimize getirdiler, katı atık bertaraf tesisini dibimize getirdiler ve bize söylenen şu ‘tehlikesiz atık.’ Ama ÇED raporunu okuduğumuzda buraya dökülecek atıkların ne olduğunu araştırdığımızda, sanayi atıkları diye geçiyor.

“SES ÇIKARMAZLAR’ DİYE DÜŞÜNDÜLER HERHALDE.”

Neden burası seçildi, diye baktığımızda… Buradaki halk; sosyo-ekonomik problemleri olan, 21. yüzyılda ulaşım, sağlık gibi sıkıntılarla boğuşan bir halktan bahsediyoruz. Bu tarz sorunlarla uğraşırken zaten buna ses çıkarmazlar diye düşündüler herhalde.

Hereke’mizin yok olma süreciyle karşı karşıya olacağını düşünüyoruz. Az önce de vurguladığım gibi yani SİT alanına yakın mesafedeyiz, SİT alanı sınır 20 metre. DSİ tarafından, yakınlarında bir dereden bahsediliyor ve bu dereye olacak sızıntının bırakın Hereke’yi, bırakın Körfez’i; bütün Kocaeli’yi etkileyebileceği söyleniyor.

“BÜTÜN SULARI KİRLETEBİLECEKLERİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

Yani burada yapılacak çalışmaların dikkatli ve temkinli yapılması lazım. Ama biz görüyoruz ki bu tarz katı atık tesislerinde ya da cüruf tesislerinde ya da moloz dökülen alanlarda yapılan çalışmaların hiçbiri titizlikle yapılmıyor. İnanın tabiata, doğaya verdikleri zararla beraber bütün suları kirletebileceklerini düşünüyoruz. Zaten burada yaklaşık 22,5 metrelik sondaj çalışmaları yapıldı. O 22,5 metrede suyun olmadığını söylediler yani suya rastlanmadığını söylediler. Tabi ki bunun olup olmadığı hakkında biz eskileri dinlediğimizde burada ‘fokurdanlıklar’ olduğundan bahsettiler.

Zemin etüdünü incelediğimizde burada kireçtaşından bahsediliyor, altta kireçtaşı bu kireçtaşının kırılgan özelliğinden ve bu kırılganlığın alt tarafa sızıntı olabileceğini zaten kendileri de endişeli bir şekilde vurguluyor.

Bütün bunlara rağmen burada yapılmasına anlam veremedik. Biz de buna karşı olduğumuzu tekrar tekrar vurgulamak istiyoruz. Hukuki çerçevede biz ÇED rapor sürecinde de Salı günü yapılan toplantıda da özellikle vurguladık. Hukuki çerçevede hakkımızı sonuna arayacağımızı vatandaşlarımızla beraber bu mücadeleyi vereceğimizi vurguladık.

Zaten bu hafta başında da yaklaşık 2-3 bin tane imza toplamıştık stant kurup. Bunları üst dilekçeyle beraber 8 sivil toplum kuruluşumuzun imzalarıyla beraber Kocaeli Valiliği’ne ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne sunduk. İnşallah netice alacağız, sesimizi duyarlar. İnşallah başaracağız. Tabi buradan herkese bu konuda bize destek vermelerini bizimle beraber olmalarını, bu konuya duygusal değil de insani olarak yaklaşmalarını talep ediyoruz.

Biraz alandan bahsedecek olursak şu an alanın başlangıç noktasındayız. Bahsettiğimiz gibi hemen alt tarafta tarımla, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar var. Biz alt taraftan limanlarla, taş ocaklarıyla, agrega tesisleriyle, cüruf depolama alanlarıyla, arka tarafımızda yine taş ocaklarıyla sınırlanmış bir şekildeyiz. Bütün bunların yanında böyle bir tesis de burada yapıldığı zaman biz şunu görüyoruz ki büyümeye en elverişli, Kocaeli’nin en büyük yüzölçümüne sahip mahallesinden bahsediyoruz ve göç alan bir mahalleden bahsediyoruz.

Yani bu şekilde bizi kuşatınca biz burada bırakın büyümeyi göçe zorlanmaya başlayacağız ve kendi kültürümüzü, ananelerimizi, örf, adetlerimizi yaşadığımız toplumdan uzaklaşıp başka toplumlarda bizi; muhtemelen öyle düşünüyoruz asimile edecekler. Biz bu şekilde kendi toplumumuzda huzurlu bir şekilde yaşamak için mücadelemizi vereceğimizi, elimizden ne geliyorsa yapacağımızı tekrardan vurgulamak istiyoruz.”

Art’s Magazin | Gündem

Yukarı Hereke Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Karadaş; ÇED Süreci Devam Eden "Katı Atık" Tesisini Değerlendirdi 1
Yukarı Hereke Birlik, Beraberlik ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Karadaş; ÇED Süreci Devam Eden “Katı Atık” Tesisini Değerlendirdi

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Arts Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!