TÜM ŞEHİT SAYILMAYAN ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ: “EVLATLARIMIZIN NE ŞEKİLDE VEFAT ETTİĞİNDEN ŞÜPHE DUYUYORUZ, NE ŞEKİLDE VEFAT EDERSE ETSİN ‘GÖREV ŞEHİDİ’ SAYILMASINI İSTİYORUZ”

service

TÜM ŞEHİT SAYILMAYAN ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ: “EVLATLARIMIZIN NE ŞEKİLDE VEFAT ETTİĞİNDEN ŞÜPHE DUYUYORUZ, NE ŞEKİLDE VEFAT EDERSE ETSİN ‘GÖREV ŞEHİDİ’ SAYILMASINI İSTİYORUZ”

Tüm Şehit Sayılmayan Şehit Aileleri Derneği, “Bizler evlatlarını askerde şüpheli şekilde kaybeden aileleriz. Bu kaybettiğimiz evlatlarımız sessiz, sedasız bir şekilde defnedildi. İsimleri de intihar etti oldu. Bizim evlatlarımızın ne şekilde vefat ettiğinden şüphe duyuyoruz. Ne şekilde kaybettiğimizi bilmiyoruz…Çocuklarımızın askerde ne şekilde vefat ederse etsin ‘görev şehidi’ sayılmasını istiyoruz. Sebep olanların cezalandırılmasını istiyoruz” açıklamasını yaptı.

Tüm Şehit Sayılmayan Şehit Aileleri Derneği, askerlik görevi sırasında oğullarını kaybeden ailelerle birlikte basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Dernek Başkanı Havva Gölbez ile Başkan Yardımcısı Nuray Vural okudu. Açıklama şöyle:

“Buradan sesleniyoruz, Cumhurbaşkanımıza, İçişleri Bakanlığı’na, Genelkurmay Başkanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na askerde bir şekilde kaybettiğimiz evlatlarımız için mücadele ediyoruz.

Bizler evlatlarını askerde şüpheli şekilde kaybeden aileleriz. Amacımız devleti ve kurum, kuruluşları hedef göstermek değildir. Asla hiçbir zaman böyle bir düşünce taşımadık. Askerde evlatlarımızı bir şekilde kaybettik. Bu kaybettiğimiz evlatlarımız sessiz, sedasız bir şekilde defnedildi. İsimleri de intihar etti oldu. Bizim evlatlarımızın ne şekilde vefat ettiğini bizler şüphe duyuyoruz. Ne şekilde kaybettiğimizi bilmiyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Müdürlüğü bizim gurur kaynağımızdır. Övündüğümüz peygamber ocağıdır. Asker ocağı bizler için, peygamber ocağıdır. Evlatlarımızı vatan için yetiştirdik. Bu vatan için gerekirse canlarını seve seve feda edeceklerini biliyoruz. Türk gençliği vatan için gitmeye razı, vatan için canını vermeye razı ama maalesef içeride bizi bugün buraya getiren bu kuruluşların içerisinde bazı kişiler var. Evlatlarımızı yok ediyor ve daha sonra intihar adı altında bize teslim ediliyor. Bu evlatlarımız sessiz sedasız defnediliyor.

Sessiz sedasız gömülüp giden evlatlarımız oluyor. En son 2012’de resmiyete, kayıt altına alınmış 2 bin 300 tane vatan evlatlarının TSK’nın ve Emniyet’te hayatını kaybettiği belirlenmiştir. 2012’den sonra sayılmadığı için net rakam bilinmiyor. Kendi çabalarımızla ulaştığımız ve öğrendiğimiz rakamlar bizi dehşete düşürüyor. Hastalıktan, kazadan, kaza kurşunundan kaybettiğimiz Mehmetçiklerimiz intihar etti diye lanse ediliyor. Bizim kanaatlerimiz ve şehitlik için açılan davalar sonrası ‘intihar etti’ denen askerlerin, öldürüldüğü gerçeğiyle yüzleşince bizlerin şüpheleri yersiz olmadığı ortaya çıkıyor. Buna örnek olarak 4 yıl önce Bursa Gemlik’te komutanı tarafından kafasının miğferle vurularak hayatını kaybeden er Gökhan Kılıç’ı gösterebilirim. Cinayeti işleyen komutan FETÖ’den tutuklandı. Eğer terhis olan erlerden birisi gerçekleri anlatmasaydı bugün beyin kanaması olarak kayıtlara geçecekti. Yine bir örnek olarak vermek gerekirse er Nihat Özcan tezkeresine bir gün kala ailesine, ‘firar etti, sınır kapısında Suriyeli askerler tarafından vuruldu’ dendi. Sınıra öldürülüp atıldığı verilen hukuki mücadele sonucu tam 28 yıl sonra ortaya çıkarıldı. Gerçeklere kulak tıkamayın bu çocuklar 20 yaşına kadar hap kullanmamış, intihara eğilimli olmayan, asker olmak için can atan çocuklardı. Bizlere gerçeklerin söylenmesini istiyoruz. Yıllarca aileleri mahkeme salonlarına mahkum edip, onları mağdur etmeyin. Bir gecede bir hukuksuzluk için çıkarılan yasalar var ise biz evladına ne olduğunu bilmek isteyen anneleri için de bir yasa çıkarılsın istiyoruz. Çocuklarımızın askerde ne şekilde vefat ederse etsin ‘görev şehidi’ sayılmasını istiyoruz. Sebep olanların cezalandırılmasını istiyoruz.

Ayrıca hastalıktan, trafik kazasından, kalp krizinden kaybettiğimiz Mehmetçiklerimizin bazılarını doğal ölüm olarak geçiriyorlar. Ne olursa olsun doğruların kayıtlara geçmesini istiyoruz. Vatanımızda şehit ayrımı olamaz. Bu kocaman bir ayıptır. Diyarbakır’da HDP’nin önünde oturan analar kadar değerli değil miyiz? Tek suçumuz evlatlarımızı bu vatana kurban olsun diye askere kınalayıp yollamak mı? O annelere verilen değer bizlere niçin verilmiyor? Bu derneğin başkanı ve evladını şüpheli şekilde kaybeden bir anne olarak soruyorum, sesimizi duyan var mı? Emniyet içinde gün geçmiyor ki intihar haberleri duymayalım. Bu evlatlar da bizim evlatlarımız değil mi? Sorunları çözmek için sorun olduğunu kabul etmek gerekir. Neden polislerimizin sorunlarını çözmek, görmek istemiyorsunuz? Polisler bu vatanın üvey evlatları mı? Çalışma koşullarının ağırlığı, mobbing, sahipsizlik öldürüyor polislerimizi, yaşatılan bunca haksızlığa dur deme vakti gelmedi mi? Daha ne kadar can yitip gitmesi gerekiyor görmeniz için? Bizler evlatlarımızın ellerine kınalar yakarak, sapasağlam teslim ettiysek Türk Silahlık Kuvvetleri’nin (TSK) sorumluluğu altındadır. Devletimizin himayesi altındadır. Bizlere sahip çıkılmıyor, çıkılmadı da hala. Biz bugün sizin karşınıza geçtik, acılı anneleriz, bizleri duyurun.”

 

Art’s Magazin  Gündem

TÜM ŞEHİT SAYILMAYAN ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ: “EVLATLARIMIZIN NE ŞEKİLDE VEFAT ETTİĞİNDEN ŞÜPHE DUYUYORUZ, NE ŞEKİLDE VEFAT EDERSE ETSİN ‘GÖREV ŞEHİDİ’ SAYILMASINI İSTİYORUZ”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Arts Magazin ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!